“F35 verin, ABD ve NATO’nun güvenliğini güçlendirelim”

AKP şefi Erdoğan: Kapitalist/emperyalizmin silahlanma ve militarizm histerisini günden güne şiddetlendirdiği bir dünyada yayılmacı/işgalci hevesleri olan devletler “en yıkıcı” silahlara ulaşmak için adeta çırpınıyor. Yeni Osmanlı hayalleri kuran Saray rejimi de F35 savaş uçaklarına sahip olmak için yıllardan beri Beyaz Saray nezdinde dört dönüyor.

  • Kızıl Bayrak yazıları
  • |
  • Dünya
  • |
  • 06 Ocak 2026
  • saat-icon
  • 08:00

Her konuda ahkâm kesmeye pek meyyal olan “dünya lideri” AKP şefi Tayyip Erdoğan, Venezuela’ya saldırı konusunda elle tutulur tek söz söylemeye cesaret edemedi. Trump, yaptığı emperyalist korsanlıkla iftihar ederken, Erdoğan “üç maymunu” oynadı. Zira Trump’ın kendisine “meşruiyet” bahşettiğini unutmuş değil. Beyaz Saray’ın gangsterinin, kendisine biat edenlere meşruiyet dağıtırken, Amerikan emperyalizmine eyvallah demeyenleri ise zorbalıkla dize getirmeye çalıştığını da en iyi bilenlerden biri Erdoğan’dır.

AKP şefinin Venezuela’ya saldırı konusunda susması, başka konurlarda konuşmadığı anlamına gelmiyor. Nitekim Bloomberg’in sorularına verdiği yazılı yanıtta pek çok konuda bir yığın laf etmiş. Bu laf yığınında en dikkat çekici olanı, Trump’tan F35 savaş uçaklarını isterken kullandığı ifadelerdir:

“Sayın Trump'ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemine geçilmesi yönünde bir imkan doğmuştur. Türkiye'nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD'nin yanı sıra NATO'nun güvenliği için de önemli ve gereklidir.” 

Türkiye ve ABD'nin yanı sıra NATO'nun güvenliği için de önemli ve gereklidir ifadesiyle Trump’a mesaj veren Erdoğan hem ABD’nin hem NATO’nun güvenliğine bekçi olmak istediğini söylüyor. Ancak bu sadık bekçinin görevini daha etkili yapabilmesi için F35 savaş uçaklarına ihtiyacı var. Washington’daki gangsterler çetesine bu mesajı veren Erdoğan, onlara sunduğu hizmetler karşılığında son savaş teknolojileri ile donanmış bu uçaklardan bir filo verilmesini istiyor.

Erdoğan, savaş uçağı talebini “sağlam” gerekçelere dayandırıyor: Yaptığı bunca hizmetin bir karşılığı olmalı. Ancak ne çare ki, emperyalist efendiler bazen “kıymet bilmez” oluyor. Kendilerine eşsiz hizmetlerde bulunan Erdoğan gibi birinin yakarışlarını bile kulak ardı edebiliyorlar. Hele de işin içinde Tel Aviv’deki soykırımcı çetenin hoşuna gitmeyen bir şeyler varsa. Oysa Erdoğan rejiminin İsrail’e sunduğu hizmetler de eşsizdir. Suriye’nin Netanyahu’ya altın tepside sunulmasında AKP şefinin başrol olması bu hizmetlerin mahiyeti hakkında fikir veriyor. Ancak buna rağmen Netanyahu, Erdoğan’ın F35’e sahip olma hayalini kursağında bırakmak için elinden geleni ardına koymuyor.

Kapitalist/emperyalizmin silahlanma ve militarizm histerisi günden güne şiddetlendirdiği bir dünyada yayılmacı/işgalci hevesleri olan devletler "en yıkıcı" silahlara ulaşmak için adeta çırpınıyor. Yeni Osmanlı hayalleri kuran Saray rejimi de F35 savaş uçaklarına sahip olmak için yıllardan beri Beyaz Saray nezdinde dört dönüyor. Yakarışlar devam ettiğine göre Washington’dan henüz yeşil ışık yakılmamış demektir.

Erdoğan ve müritlerinin F-35 filosuna sahip olma hayalleri gerçekleşir mi, bilinmez. Ancak her yeni gelişme daha açık bir biçimde gösteriyor ki Erdoğan’ın “mazlumların hamisi” ya da “büyüklere kafa tutan lider” olarak resmedilmesi, tam anlamıyla bir sahtekârlıktır. O, acımasız güçlere karşı mazlumların yanında saf tutan biri değildir. Aksine, tıpkı şu anda yaptığı gibi, saldırgan emperyalizmin başını çeken ABD-NATO savaş çetesinin safında, emekçi halkların kanını içen bir kukla olarak yerini almıştır.