Cihatçı saldırılara karşı Kürt halkı ile dayanışmayı yükseltelim!

BİR-KAR, bölgede başta Kürt halkı olmak üzere saldırı altındaki tüm halklarla dayanışmayı büyütmeye çağırıyor…

  • Haber
  • |
  • Dünya
  • |
  • 08 Ocak 2026
  • saat-icon
  • 21:04

Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeler, Kürt halkına karşı yürütülen inkar, imha ve teslim alma siyasetinin yeni bir aşamaya taşındığını göstermektedir. Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik ilan edilen “kapsamlı savaş”, Kürt halkının büyük bedellerle elde ettiği kazanımlarını ve temel ulusal haklarını hedef alan bir saldırıdır. Batılı emperyalist güçlerin desteğiyle Suriye’de iktidara getirilen cihatçı HTŞ, geçmişte Alevilere ve Dürzilere yönelik gerçekleştirdiği katliamların ardından bugün Kürt halkına karşı açık bir savaş politikası izlemektedir.

Türk sermaye devleti, Suriye’de yürütülen bu saldırıların doğrudan tarafı, dahası kışkırtıcısıdır. HTŞ’nin Kürtlere yönelik saldırıları, Türk devletinin askeri tehditleri, siyasi baskıları ve açık yönlendirmeleriyle birlikte sürmektedir. Bu saldırılar, ABD emperyalizminin bilgisi ve onayı ile mümkün olabilmiştir. Kürt halkına yönelik saldırı, tam da ABD kontrolünde HTŞ ile Siyonist devlet arasında yapılan kapsamlı bir işbirliği anlaşmasının hemen ardından gelmiştir. Emperyalist güçler, Kürt halkının kazanımlarını pazarlık konusu yapmakta, bölge halklarının geleceğini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışmaktadır.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin “kapalı askeri bölge” ilan edilmesi, tanklar ve zırhlı araçlarla kuşatılması, siviller için sözde “insani koridorlar” açılması, geçmişte tanık olunan kanlı saldırıların bir tekrarından ibarettir. Cihatçı katillerin Kürt mahallerine yönelik saldırıları, Kürt halkının kendisine ve kazanımlarına yöneliktir. Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı ve HTŞ, Türk devletinin ve emperyalist koalisyonun desteğini alarak, tüm diyalog kanallarını kapatarak Kürt halkına karşı savaşı dayatmaktadır. Bu saldırganlık, Suriye’de Kürt sorununa ilişkin inkârcı ve ırkçı yaklaşımın yeniden hâkim kılınmak istendiğinin açık kanıtıdır.

Yaşananlar, HTŞ ile SDG arasındaki çatışmadan ibaret değildir. Öteden beri işleyen süreç ve izlenen politikalar, emperyalist-siyonist çıkarlar doğrultusunda şekillenen bölgesel güç dengelerinin, halkların iradesine dayatılmasının sonucudur. Suriye’nin savaşla yerle bir edilmesinde ve ardından IŞİD’den türeme HTŞ’nin işbaşına getirilmesinde rol oynayan bölgesel güçler (başta da Müslüman geçinen Türkiye, Suudi Arabistan, BAE, Katar vb.leri), Suriye’yi altın tepside ABD emperyalizmine ve siyonist İsrail devletine sunmuşlardır. Bu sayede tüm bölge halkları ABD-İsrail eksenli kanlı politikaların ve tetikçilerinin açık hedefine dönüşmüştür. Bu politikaların bedelini başta Kürt halkı olmak üzere Suriye’nin yanı sıra bölgenin tüm ezilen halkları ödemektedir. Dolayısıyla sadece katiller çetesi olan HTŞ ve Türk devleti değil, emperyalist koalisyon güçleri ve siyonistler de Kürt halkına karşı sürdürülen katliam ve suçların ortaklarıdır.

İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu olarak, ABD-İsrail ikilisine hizmette kusur etmeyen HTŞ çetelerinin ve Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırganlığını lanetliyor, tüm işçi ve emekçileri, bölgenin saldırı altındaki tüm halklarıyla dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

Yaşasın halkların kardeşliği!

Kürt halkına özgürlük! Özgürlük, eşitlik, gönüllü birlik!

BİR-KAR

8 Ocak 2025