Devlet politikası devam ediyor

Federal hükümet, İsrail’e silah ihracatındaki kısmi durdurma kararını kaldırıyor. Bu, esasen sembolik bir kararın geri çekilmesi anlamına geliyor. İsrail’e yeniden sınırsız biçimde Alman silahları tedarik edilecek.

  • Çeviri
  • |
  • Dünya
  • |
  • 19 Kasım 2025
  • saat-icon
  • 18:30

Federal hükümet, İsrail’e silah ihracatındaki kısmi durdurma kararını kaldırıyor. Bu, esasen sembolik bir kararın geri çekilmesi anlamına geliyor. İsrail’e yeniden sınırsız biçimde Alman silahları tedarik edilecek.

Hükümet sözcüsü Stefan Kornelius, pazartesi günü dpa’ya yaptığı açıklamada, 10 Ekim’de yürürlüğe giren Gazze’deki ateşkesin “son haftalarda istikrar kazandığını” belirterek, bu nedenle önümüzdeki hafta İsrail’e silah ihracatındaki kısmi durdurma kararının geri alınacağını söyledi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, “kısmi ‘ambargoyu’ kaldırma” kararını memnuniyetle karşıladı. “Diğer hükümetleri de Almanya’yı örnek alarak benzer kararlar almaya çağırıyorum” diye ekledi.

Saar, çoğu AB hükümetinin söylemlerinin ima ettiğinin aksine, İsrail’in aslında o kadar da izole olmadığını vurgulamak istiyor; bu nedenle de “ambargo” kelimesini tırnak içine alıyor. Nitekim, Federal Şansölye Friedrich Merz’in kısmi durdurmayı ilan ettiği 8 Ağustos’tan 22 Eylül’e kadar Tel Aviv’e toplam 2,46 milyon avro değerinde silah ihracatı onaylandı. Merz, Gazze’de kullanılabilecek silahların bu önlemden etkileneceğini, savunma amaçlı silahların ise etkilenmeyeceğini söylemişti. Ancak bu kararın tam olarak hangi ürünleri kapsadığı kamuoyuyla paylaşılmıyor.

Ayrıca, sözde durdurma kararına rağmen daha önce onaylanmış tüm silah teslimatları devam etti. Savaş Silahları Kontrol Yasası, silahların uluslararası hukuk ihlallerine yol açma tehlikesi varsa bu izinlerin geri çekilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak Avukat Beate Bahnweg, Junge Welt’e yaptığı açıklamada, “Bu, en geç mart ayında, Gazze Şeridi’nin tamamen abluka altına alınmasının ardından bir denizaltı için verilen izinle gerçekleşmiş olmalıydı” diyor.

Geçtiğimiz çarşamba günü ise birkaç Filistinli, Berlin İdare Mahkemesi’nde Almanya Federal Cumhuriyeti’ne karşı açtıkları davada başarısız oldu. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü savaş suçları nedeniyle, ordu bölgeden tamamen çekilene kadar Tel Aviv’e silah ihracatına izin verilmesinin yasaklanmasını talep etmişlerdi. Mahkeme, hükümetin “savaş silahlarının ihracatına yönelik izinleri durdurduğunu” ve Gazze’deki durumun “önemli ölçüde değiştiğini” iddia ederek davayı reddetti. Mahkeme, Almanya’nın “yakın gelecekte aynı koşullarda savaş silahı teslimatlarını onaylayacağından endişe duyulmasına gerek olmadığını” savundu. Temyiz başvurusu kabul edilmedi. Dava, geç açılmış olması nedeniyle de sonuçsuz kalmış oldu. Ancak somut silah teslimatı bilgileri olmadan dava açmak da mümkün değil. Bu alanda sistematik bir şeffaflık eksikliği mevcut.

Filistinlileri mahkemede temsil eden Bahnweg’e göre Merz’in tam da şimdi bu kısmi durdurmayı kaldırması tesadüf değil: “Federal hükümet, Şubat 2024’te ilk davayı açtığımızdan bu yana savaş silahları için yeni izin vermemiş görünüyor. Şimdi tüm davalar ortadan kalktığına göre kısıtlamaları kaldırabilirler.” Sorunun özü şu: Birçok silah ve silah bileşeni “savaş silahı” olarak değil, “genel savunma sanayi” ürünü olarak sınıflandırılıyor ve bu nedenle Savaş Silahları Kontrol Yasası’na tabi tutulmuyor. Örneğin Alman Renk şirketinin motorları olmadan İsrail’in “Merkava” tankları çalışamıyor.

Silah sevkiyatının artmasına yönelik eleştiri ise Sol Parti’den geliyor. Sol Parti’nin Uluslararası İlişkiler Sözcüsü Lea Reisner, Junge Welt’e yaptığı açıklamada, bu kararın “tamamen sorumsuzca” olduğunu söyledi. Reisner şöyle devam etti: “Batı Şeria’da yerleşimci şiddeti ve apartheid her geçen gün tırmanırken, Gazze’de ateşkese rağmen insanlar öldürülmeye devam ederken, Berlin, uluslararası insani hukuku ağır şekilde ihlal etmekle ve soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya olan bir orduya yeniden askeri teçhizat sağlıyor.”

Çeviri: Kızıl Bayrak

Junge Welt-David Siegmund-Schultze / 18.11.2025