Kuyruk köpeği değil, köpek kuyruğu sallar: ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazartesi günü Japonya Başbakanı Takaichi Sanae’ye telefonla ilettiği mesajın basit özünün bu olduğu anlaşılıyor.
Bu görüşmeden hemen önce Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’le konuşmuştu. Çin tarafının görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamadan, Pekin’in Tayvan konusunda şakaya gelmeyeceğini ve Tokyo’dan gelecek militarist çıkışlara da müsamaha göstermeyeceğini açıkça dile getirdiği anlaşılıyor.
Takaichi’nin kısa süre önce, Tayvan’daki çatışmanın şiddetle tırmanması halinde Japonya’nın askeri müdahalede bulunacağını resmen duyurması, Çin Halk Cumhuriyeti’nde sert tepkilere yol açtı.
Sonuçta söz konusu çatışma, yalnızca Çin’in görüşüne göre değil, uluslararası hukuka göre de dış müdahaleye açık olmayan bir iç meseledir. Böyle bir müdahale tehdidi dahi Pekin’de hoş karşılanmaz.
Bu durum Trump’ın tamamen umurunda olmayabilir mi? Hayır. ABD Başkanı şu sıralar bir tür “düzeltme modunda” hareket ediyor. ABD kamuoyundaki memnuniyetsizlik artmış durumda; popülerlik skalasında Friedrich Merz kadar dipte olmasa da onunla yarışta.
Yaşam maliyetlerindeki artışa yönelik öfkeyi yatıştırmak için bazı gümrük vergilerini geri çekti; kendi tabanında ciddi huzursuzluk bulunduğu için Epstein dosyalarını yayımladı; seçmenlerinin önemli bir bölümünü oluşturan çiftçilerle köprüleri atmamak adına Çin’le büyük miktarda ABD soya fasulyesi alımı konusunda anlaştı.
Kabul edelim: Trump, Çin’le çatışmayı doruğa çıkarmanın zamanı geldiğine inansaydı bunların hepsi tali ayrıntılar olurdu. Ama henüz öyle değil. Çin güçlü durumda.
Trump, Pekin’in bazı temel alanlarda daha avantajlı konumda olduğunu fark etmiş durumda. Örneğin Çin, son derece önemli nadir toprak elementlerini kontrol ediyor; ayrıca Tayvan’ın çip devi TSMC, ada etrafında bir silahlı çatışmanın kurbanı olursa, ABD savunma sanayii ikinci ve kolay çözülemeyecek bir sorunla karşı karşıya kalır.
Bu nedenle Trump son dönemde Çin’le gerilimi bir miktar yumuşattı. Gümrük saldırılarını azalttı, Nisan’da Pekin’i ziyaret etmek istiyor ve Xi’yi de ABD’ye davet etti: Şimdilik sükûnet istiyor.
Bununla birlikte, uzun vadeli hedefi olan Pekin’i dize getirme niyetinden vazgeçmediğini, Ekim sonunda Takaichi ile birlikte Yokosuka’da Çin’e karşı muhtemel bir silahlı çatışma için hazır bekletilen bir ABD uçak gemisinde verdiği pozla iletti. Ancak çatışmanın ne zaman ve nasıl yeniden tırmanacağına kendisinin karar vermek istiyor.
Bu yüzden Takaichi’ye telefonla, Pekin’e karşı koordine edilmemiş provokasyonları gelecekte umarız tekrarlamayacağını açıkça bildirdi. Bu, Japon milliyetçileri arasında hoşnutsuzluk yarattı. Ama nihayetinde onların da kimin “salladığı”, kimin “sallandığı” gerçeğini görmezden gelmeleri mümkün değil.
Çeviri: Kızıl Bayrak
Jörg Kronauer- Junge Welt / 28.11.2025